TERCİH

Değerli arkadaşlarım merhabalar,

Düşünüyorum da diye söz başlayınca, genellikle Fransız düşünür Rene Descartes‘in sözü gelir aklım(ız)a “DÜŞÜNÜYORUM ÖYLE İSE VARIM”.

Eminim, bu güzel söze alternatif olarak üretilen “HİSSEDİYORUM ÖYLE İSE VARIM” cümlesi sizlerin de sıklıkla kullanmaktan çekinmediğiniz özlü sözlerdendir.

 Benim son yıllarda en çok kullanmayı sevdiğim ise “TERCİH EDİYORUM ÖYLE İSE VARIM”.

Yazmanın ve söylemenin kolay, uygulamanın ise zor olduğunun farkında olarak yazıyorum TERCİH EDİYORUM ÖYLE İSE VARIM. Son yıllarda, hem düşünmeye, hem hissetmeye, ikisinin arasında denge kurmaya, hem de konunun özelliğine göre önceliklerimi belirleyerek TERCİH kullanmaya çalışıyorum.

Gündelik sosyal yaşantımızda da profesyonel yaşantımızda da yaşadığımız TERCİH zorluklarından biri daha tüm ciddiyeti ve zorlukları ile önümüzde duruyor; 7 Haziran 2015 PAZAR günü yapılacak genel seçimler !!

Şahsen 7 Haziran için benim tercihim; “kendi içinde yaşadığı geleneksel doğum sancıları, tarifsiz enerji kayıpları ve sanıyorum kendisinin bile farkında olmadığı kalabalıklar içindeki yalnızlığı ile” bizim abalı Cumhuriyet Halk Partisi / CHP.

Birçoğunuzun aklına gelen “yapıcı” eleştiri ve önerilerin bir kısmına katıldığımı da söyleyebilirim ama bugün sizlerle paylaşmayı düşündüklerim bunlar değil. Bu konuda çok yerde seslendirdiklerimi yüz yüze geldiğimizde ifade etme ve gerekirse daha sonra yazma hakkımı saklı tutarak, izninizle, bugün 8 Haziranda hangi Partiden olursa olsun vekillerimiz olmalarını TERCİH edeceğimiz kişilerden beklediklerimi özetlemeye çalışacağım.

Medeni cesaret ve özverilerini takdir ettiğim tüm değerli milletvekili aday adaylarının,

Hiç bir Parti Genel Başkanı tarafından bu göreve atanmasını kabul etmemesini diliyorum.  Söz konusu sorumluluğu kendine yakın hatta kaçınılmaz görev olarak hissedenlerin birikimlerini ülkemizin yararına kullanabilecekleri tek yerin milletvekilliği olmadığını eminim kendileri de farkındadırlar. Kendilerini milletvekilliğine atamak isteyenlere teşekkür edip, ilgili Partinin Parti Meclisi üyeliğinden İlçe Başkanlığı çalışma grupları üyeliğine kadar yapılandırılmış geniş yelpazede kendilerini ifade edebilecekleri herhangi bir yerde üretmeyi tercih etmelerinin ve demokratik süreçlerimizde çok eksikliğini hissettiğimiz rol modeller olmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Eğer Partinizin Genel Başkanı veya diğer “yetkilileri” yerine Parti üyeleri tarafından milletvekili adayı olmanız gündeme geldi ise önerim; birlikte yeni şeyler üretmenin BİRİKİMLERİM(N)İZ kadar, belki de daha çok HAYALLERİMİZ ile olabileceğini unutmamakta fayda var diye düşünüyorum. Yani sizlerden beklentimiz, kendi birikimleriniz ile hayallerimizi birleştirerek ürettiğiniz olası PROJELERİ detayları ile somutlaştırarak paylaşmanız. Mümkün ise; bugüne kadar ortalama iki yılda bir dinlediklerimizden farklı olanlar olsun.

Diğer önemli ve fakat bugüne kadar pek gündeme ge(tiri)lmeyen; 8 Hazirandan sonraki dört yıl sürecindeki uygulamaların bizler tarafından nasıl denetleneceği  konusunun da hem üyeler hem de seçmenler ile paylaşılması sistem bazlı olumlu bir değişiklik olabilir. Önerilerinizin, yıllardır dinlediğimiz gibi “yerim belli, kapım açık, her zaman yanınızdayım veya işte telefon numaram vb” dışında somutlaştırılması hepimizi daha çok sevdirecektir.

Eminim, tüm aday adaylarımız 7 Hazirana kadar uygulayacakları kampanyaları tüm detayları ile planlamışlardır. Yetenek ve yetkinlikleri ile bizlere yararlı olma yolunda özveri ile çalışırken bugüne kadar ki maddi birikimlerini de bizler için harcamalarını hangimiz isteyebiliriz. Bence, söz konusu propaganda süreçlerinin bütçeleri ve olası kaynakları bizlere açıklanırsa; inandığımız adaylar için bayrak sallamak, korna çalmak, alkış tutmak vb yanında damla damla üreteceğimiz fonlar yaratır, gerçek temsiliyetin sponsorları olmak için projeler geliştirebilir emek harcayabiliriz, sanıyorum.

Son önerim de diğer partilerden farklı olarak önseçim uygulama denemeleri  ile Türkiye’ye örnek olan CHP milletvekili aday adaylarına; lütfen, hiçbir koşulda kendinizi öne çıkartıp sadece önseçimde destek istemeyin ve tüm üyeleri demokrasi mücadelemiz sürecine katarak toplumsal değerlerimiz ile Türkiye’mizin yararına dair üretebileceklerimize odaklanın, biz sizi fark eder, görür, duyar, dinler, anlar, tanır, desteklemekle kalmaz birlikte de yürürüz.

Gelelim bu yazı denememizin sorusuna; sizce,  2017 yılında yapılacak olan erken genel seçimlerde daha demokratik bir sistem uygulanabilmesi için 7 Haziran 2015 virajını yukarıdan aşağı değil de sağdan sola doğru dönmeyi başarabilecek miyiz?

Selam ve sevgilerimle,

Sizin düşünceniz nedir ?

Scroll to Top