SEMT MECLİSLERİ

Merhabalar değerli arkadaşlarım,

Sonunda yazacağımı başında yazayım; ülkemizde ve hatta bölgemizde yaşanan sürecin içinde bizlerin lehine gelişmelere de şahit olmak istiyorsak, birbirimizle tanışmalı, daha çok konuşmalı, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerimizi daha fazla önemsemeli, birbirimizi önyargısız dinleme ve yürekten anlama yetkinliklerimizi geliştirmeliyiz., diye düşünüyorum.

Bir süredir mahallemde, elimde A5 boyutlarında renkli kağıtlar ile dolaşıyor ve tanıdık tanımadık komşularıma uzatıp, onlara anlatmaya başlıyorum;

Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde nüfusu 50.000 i aşan Belediyeler, yerel yönetim süreçlerine vatandaş katılımını sağlamak adına Kent Konseyi kurmak zorundalar. Konseylerin içinde olmazsa olmaz meclisler KADIN, GENÇ ve ENGELLİ meclisleri, sonrası yerleşim bölgesinin sahiplerine kalmış.

 Yerel yönetim süreçlerinde BİZ DE OLMALIYIZ diyen mahallelilerden en az beş kişinin çağrıcılığı ile mahalle veya semt meclisleri kurulabiliyor. Semt Meclislerinin katılımcı süreçler ile aldıkları kararlar Belediye Meclisinin ilk toplantısında gündeme alınmak zorunda.

Kent Konseyine yapılan yazılı başvuru sonrasında, ilk Genel Kurul tarihi belirleniyor ve Kent Konseyi aracılığı ile Belediye destekli yazılı, görsel, işitsel duyurular yapılıyor ve ilk Genel Kurul olabildiğince yüksek katılım ile yapılarak bir yürütme kurulu seçiliyor. Yürütme Kurulunun ilk talebi olan mekan Belediye tarafından Semt Meclisine tahsis ediliyor ve gerekli olan elektrik, su, doğalgaz vb ile fiziki çalışma koşulları sağlanıyor.”

Ondan sonra esas önemli süreç olan duyuru, bilgilendirme, davet ve paylaşımlar başlıyor. Semt meclisinde üyelik yok,aidat yok, hiyerarşi yok, iletişim ağına katılmak vaktiniz oldukça ilgi alanlarınıza giren çalışma gruplarında gönüllü çalışmak var.

Semt meclisinde herkes sadece ve sadece kendini temsil ediyor, kurumsal temsiliyet yok yani. Başka neler mi yok; hamasi siyaset yok, etnisite yok, dini kimlik yok, en önemlisi para da yok.

Neler mi var; daha yaşanabilir bir semt için vatandaş birlikteliği var, gönüllülük var, komşuluk var, paylaşma var, dayanışma var, bir de gündelik ihtiyaçlar için bağışların yapılabildiği ayakkabı kutusu var.

Benim yaklaşık on yıldır gidip geldiğim, beş yıldır da yaşadığım Çayyolu’nda yaptıklarımızı daha da somutlaştırarak sizlerle paylaşmak isterim.

Her şey  Gezi Direnişi sürecinde birkaç genç arkadaşın öncülüğünde Çayyolu Üç Fidan Parkında Forum almak için duygudaş Çayyoluluların bir kısmı ile bir araya gelmemiz ile başladı. Bir araya gelen komşular, Türkiye’nin 81 ilinin 79 unda ve Ankara’nın 34 farklı mahalle parkında olduğu gibi haftanın belli günleri Forumlarda farklılıklarımızı değil benzerliklerimizi konuşmaya başladık.

Bir süre sonra, genelde ülke ve bölge sorunları yanında yerelde Çayyolu’muza dair sorunları ve olası çözümleri de  konuşmaya başladık. Aylar süren sokak paylaşımlarından alınan desteklerin de değerlendirmeleri sonrasında Çayyolu Semt Meclisi için çağrıcı olmaya karar verdik.

 Geneli konuşurken yereli, niteliğe odaklanırken niceliği ıskalamamak ana amacımız oldu.

16 Şubat 2014 Pazar günü ciddi sayıda katılım ve katkı ile ilk Genel Kurulumuzu yaparak, Kültür Sanat ve Sosyal Paylaşımlar, Çevre, İmar, Eğitim Hakkı, Kadın Hakları, Esnaf, Engelli, Hayvan Hakları, Gençlik, Spor, Sağlık Hakkı ve Ulaşım Hakkı Çalışma Gruplarında faaliyetlerimize başladık.  O gün bugün yaklaşık bir yıldır, her Çarşamba akşamı 1930 2200 saatleri arasında Yürütme Kurulu toplantısı yapıldı, haftanın farklı gün ve saatlerinde Çalışma Gruplarımız düzenli toplantılar ve etkinlikler yaptılar.

İsterseniz birkaç örnek vereyim; artık yaklaşık 900 kişinin iletişim bilgilerine sahibiz,  facebooktaki paylaşımlarımız yaklaşık 2.500 kişiye ulaşıyor, sanatçılarımız tarafından yaklaşık 10 çocuğumuza seramik kursu verildi, 6 – 10 yaş aralığındaki çocuklarımız geçen hafta ilk sergilerini bile yaptılar, engelli birkaç komşumuza AFSAD tarafından fotoğraf çekme becerisi kazandırılıyor, üç aydır yapılan Komşuluk sohbetlerimizde farklı üç mahallenin sakinleri bir araya gelip tanışıyor birikimlerini hayallerini paylaşıyorlar, imar planlarımızdaki kamu hizmet alanlarımızın listeleri mahalle bazlı hazırlandı, farkındalık yaratabilmek adına her muhtarımıza site yönetimleri ile paylaşabilmeleri için 50 şer nüsha olarak imar listelerimiz iletildi, yaklaşık 5.500 yıllık geçmişi ile Ankara’nın en eski yerleşimi olduğu düşünülen Çayyolu Höyüğü kazı çalışmalarına ciddi destek verildi, şu sıralarda 2015 kazı sürecinin daha uzun ve daha katılımcı geçmesi için planlamalar yapılıyor, Çayyolu’nun bugünlerini kayıt altına alabilmek adına Çayyolu 2014 belgeseli çekildi, ülkemizde kaç yerleşim bölgesinin görsel ve sözel kayıtları var bilemiyorum ama Çayyolu Semt Meclisinde her yıl güncellenecek bir arşivin temelleri atıldı, meslek odaları yetkilileri, akademisyenler, yerel yöneticiler ve uzmanlar katılımları ile güncel birçok konuda paneller, söyleşiler, forumlar yapıldı. …

Çayyolulular olarak daha da güçlenerek çıkacağımız Çayyolu Semt Meclisi Genel Kurulu 22 Şubatta yapılacak ve bence ulusal demokrasi tarihimize bile geçecek kadar verimli olacak, olmalı. İlgisi ve vakti olan herkesi katılmaya ve bu keyifli paylaşıma şahit olmaya katkı vermeye davet ediyorum. Neden mi bu kadar iddialıyım, sabredin, gelin, izleyin veya sizlerle detaylarını paylaşmam için 2 Mart akşamını bekleyin, sonunda hak verecek ve sizler de benim kadar umutlu olacaksınız.

Başında yazdığımı sonunda da yazayım; ülkemizde ve hatta bölgemizde yaşanan sürecin içinde bizlerin lehine gelişmelere de şahit olmak istiyorsak, birbirimizle tanışmalı, daha çok konuşmalı, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerimizi daha fazla önemsemeli, birbirimizi önyargısız dinleme ve yürekten anlama yetkinliklerimizi geliştirmeliyiz.

Günün sorusu Çayyolunda yaşayan komşularıma; yoksa siz hala Çayyolululaştıramadıklarımızdanmısınız?

22 Şubat 2015 Pazar günü saat 12 ile 17 saatleri arasında Çayyolu Semt Meclisi Genel Kurulunda görüşmek üzere …

Selam ve sevgilerimle,

Sizin düşünceniz nedir ?

Scroll to Top