Elinize bir kalem alıp en yakındaki kağıda aklınıza ilk gelen 5 – 10 konuyu yazmanızı istesem, dener misiniz?
Ciddiyim … Lütfen …
Bu yazıyı okumaya ara verip, elinizdeki kalem ile önünüzdeki kağıda; son zamanlarda sıklıkla aklınıza gelen, kafanızı meşgul eden, keşke “şöyle veya böyle” olsa dediğiniz konuları yazar mısınız?
….
Ben de yazmaya ara verip, listeledim.
Şimdi de sayalım mı?
Yazdıklarımın sadece % 40’ı benim doğrudan az veya çok etkileyebileceğim “etki” alanımdalar, % 60’ı ise düşünmekten öte bir şey yapamayacağım “ilgi” alanımdaki konular.
Ya sizde durum nasıl? Yazdıklarınızın kaçı sizin doğrudan emek harcayabileceğiniz, uğruna mücadele edebileceğiniz veya kontrol edebileceğiniz konular? Yani kaçı etki alanınızda?
İlgi ve etki alanları konusu gündeme geldiğinde, bir abimin –yeni evlendiğim yıllarda- bana eşi ile aralarındaki görev / yetki paylaşımını anlatışını hatırlarım.
Kulakları çınlasın, değerli Ahmet Elmas abim demişti ki; “bizim ailede önemsiz işler ile eşim ilgilenir, tüm önemli işlerde benim düşüncelerim daha fazla dikkate alınır. Örneğin; çocukların eğitim süreçleri, ailemizin geleceğe dönük yatırım kararları vb eşimin yetki alanı içindedir, ilgili konuları o düşünür, karar alır, uygularız. Ülkemizin dış politikası ile ilgili olası stratejik kararlar, sevdalısı olduğum Beşiktaş’ın o sene şampiyon olabilmek için yapması gereken transferler vb “önemli konular” ise benim düşünmek ve söz söylemek konusunda yetkili olduğum alanlardır.”
Yazdıklarımıza dönersek; siz yazdıklarınızı saydığınızda nasıl bir oran çıktı bilemiyorum ama öncelikle hepimiz “etki alanımızdaki konuların” sayısının ilgi alanımızdakilere oranla daha fazla olmasını hedeflemeliyiz.
Sınırlı olan enerjimizi verimli kullanmak adına etki alanımıza yoğunlaşmak ve etki alanımızdaki başarılarımızı arttırarak “etki alanımızı geliştirmeye” çalışmalıyız.
Bu arada, ilgi alanımızı ihmal etmekten veya yok saymaktan bahsetmiyorum kesinlikle. Adı üstünde ilgi alanı; gelişmeleri takip etmeye, bilgi sahibi olmaya devam …
Özetle diyorum ki; öncelikle kendimize, sonra ailemize, profesyonel işimize, mahallemize, üyesi olduğumuz Derneğimize ait sorumluluklarımızı iyi anlıyor, planlıyor ve onları elimizden gelenin en iyisi ile yapabiliyor olmamız gerekiyor.
Eğer yukarıda örneklerini yazmaya çalıştığım ilk etki alanlarımızda başarılı performans sergileyemez isek; arkadaşlardan, akrabalardan, komşulardan başlayarak hiç kimseye, komşu mahallelerden, ilçelerden başlayarak hiçbir kente, hiçbir dernek veya kurumsal yapıya dair eleştiri yapmaya da öneride bulunmaya da hakkımız olmaz, diye düşünüyorum.
Bence ilk adım olarak; önümüzdeki listeye tekrar bakıp, liste içinde “doğrudan içinde bulunduğumuz” konuların altını çizerek yeni bir dönem başlatabiliriz.
Altını çizdiğimiz, doğrudan içinde bulunduklarımızın sayısının az olması moralimizi bozmasın.
Çünkü ikinci adım; ilgi alanımızdakilerin üstünü çizmek olacak
Listede altı veya üstü çizilmeyen, yani kısmen veya dolaylı olarak içinde bulunduğumuz, yani dolaylı da olsa etkileyebileceğimiz konular, yani bizim için yeni fırsat alanları olabilirler.
İlgi alanlarımıza daha az enerji harcamaya, dikkatlerimizi ETKİ alanlarımıza yoğunlaştırarak, yeni fırsat alanlarımızda EMEK harcamaya, işe ailelerimizden, apartmanımızdaki komşularımızdan, apartmanımız, sokağımız, mahallemiz ve köyümüzden başlamaya var mısınız?
Yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra aklınıza gelen(ler)i bir tek kelime de olsa aşağıya veya .. numaralı sayfaya yazmak ister misiniz?
