ORADAYIZ …!!
Değerli arkadaşlarım merhabalar,
Bugün şeker bayramının son günü yani bir çoğumuz bir önceki hafta ile mukayese edildiğinde daha çok arkadaş, akraba ve tanıdık ile bir araya geldik. Kimisine mesaj yazdık, kimisini telefon aracılığı ile konuştuk, kimisini ziyaret ettik veya kimileri ile de farklı farklı mekanlarda karşılaştık.
Eminim, hepimiz ülkemizin içinde bulunduğu “özel günlere ve belirsizliklere” rağmen yıllık ortalamalarımızdan daha fazla “gülümseme ve iyi dilekler” ile dolu günler yaşadık.
Önce “merhaba” sonra “nasılsınız” sonra da “iyi bayramlar” ve “nice sağlıklı bayramlara” dileklerimiz sonrasında YARIN SABAH BUNDAN SONRAKİ YAŞAMIMIZIN İLK GÜNÜNÜNE BAŞLAYACAĞIZ.
Yaşamımızın ilk gününe ve bayram geleneklerimize yakışır bir şekilde; ilişkilerimizi daha fazla güçlendirebileceğimiz günlerde, yaşam alanlarımıza hep birlikte sahip çıkarak, daha çok mutluluk üretebileceğimiz ve HAKÇA PAYLAŞMANIN KEYFİNİ DOYASIYA YAŞAYABİLECEĞİMİZ BİR DÜNYA DİLİYORUM.
Diliyorum ama işimizin zor olduğunu da biliyorum çünkü bunun gerçekleşebilmesi için bu dileğin yaklaşık 7.4 milyar kişi tarafından inanılması, samimiyet ile seslendirilmesi ve sahiplenilmesi gerekiyor. Çok büyük çoğunluğun istemesine rağmen ne yazık ki hala yüzde birlik bir kesimi “barış, huzur ve mutluluğu paylaşmaya” henüz ikna edemedik.
Söz konusu kişiler adına dünya geneli için şimdilik söz veremiyoruz ama ben ve Fındıklı’lı hemşerilerim, benzer bir dileği 22 Temmuz Çarşamba günü Fındıklımız için tekrar seslendireceğiz. Neden ve Nasıl mı ?
Muhtemelen biliyorsunuzdur ama ben yine de özetleyeyim; bir şirket yetkilileri Çatak, Çamlık ve Salma yaylalarımızı içine alan 46 hektarlık alanda Hidroelektrik Santral yapmaya niyetlenmişler.
Güzelim doğamızı katlederek elde edecekleri ticari kazançlarının binlerce yıldır birlikte geliştirdiğimiz kültürümüzden daha değerli olduğunu düşünmüşler.
Umuyorum; aklı selim galip gelecek ve Şirket temsilcileri 22 Temmuz Çarşamba günü saat 10 da Fındıklı Halk Eğitim Müdürlüğü Saloununda yapılacağı ilan edilen toplantıya yine gelmeyecekler ve “hatta” projeden vazgeçip ilgili lisansın iptali için EPDK’ya başvuracaklarını ilan edecekler.
Biz ne mi yapacağız, tüm Fındıklılılar ve Fındıklı dostları olarak 22 Temmuz Çarşamba günü saat 09 da dört yolda buluşup Halk Eğitim Müdürlüğüne doğru yürüyeceğiz ve yaşam alanlarımıza (bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da) sahip çıkacağımızı haykıracağız.
Diyeceğiz ki;
FINDIKLI HALKI YAŞAM ALANLARINI SATTIRMAYACAK
YAYLALARIMIZ ORMANLARIMIZ DERELERİMİZ BİZE MİRAS DEĞİL TORUNLARIMIZIN EMANETLERİDİR
DOĞAMIZIN VADİLERİMİZİN KATİLİ HES’LERİ İSTEMİYORUZ
SUSMA HAYKIR HESLERE HAYIR … !!
Siz bizim yerimizde olsaydınız; yaşam alanlarınıza ve kültürünüze sahip çıkıp benzer şeyleri siz de söylemez miydiniz?
Hatta bizim yerimizde olmadığınız halde, şu an evinizde veya ofisinizde bu cümleleri okurken doğamızın, kültürümüzün yok edilmesi araçları olan HES yatırımlarına siz de HAYIR demiyor musunuz?
Aslında meseleyi siz biz veya sizin bizim boyutları dışında çıkartıp genelleştirirsek;
Politikacılar ve bürokratlar yaşam alanlarını kullananların öncelikli ihtiyaçlarını anlamak ve ilgili çözüm alternatiflerini üreterek halkın görüşlerine sunmak, onaylarını aldıktan sonra da doğrudan veya yükleniciler aracılığı ile uygulanması için çaba sarfetmek zorunda değiller midir?
Yani, yatırım ihtiyacına karar verecek olan halktır, öyle değil mi?
“HALK NE DERSE O” değil mi?
Selam ve sevgilerimle,
