Mutluyum Gururluyum Umutluyum!

Çünkü;

Kendini aktif yurttaş olarak tanımlayan biri olarak son beş gün içinde yaşadıklarımı ve onların bana yaşattığı duyguları sizler ile paylaşmak istedim. Umarım paylaşacaklarım / okuyacaklarınız
sizler için de bir şeyler ifade eder.


15 Kasım Cuma akşamı; bir iki ay içinde kuruluş genel kurulu yapılacak olan Ayrancı Semt Meclisi’nin bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Sizler için ne ifade ediyor bilemiyorum ama 08 Ekim 2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Kent Konseyleri Yönetmeliği ile başlayan “yurttaşların yerel yönetimlerine katılımlarının” iyi değerlendirilmediğini düşünüyorum, sanıyorum sürece ciddi emek veren yol arkadaşlarım da bana katılacaklardır.


16 Şubat 2014 ten bugüne Çayyolu Semt Meclisinde (mutlaka merak etmeniz, araştırmanız, öğrenmeniz gereken) çok şey üretildi. Semt sahipleri olmak için komşuluk tanışıklıkları, paylaşımları, dayanışmaları için onlarca örnek var. Hatta ülkemizde gerçekleştirilen bir çok ilk de; her sene yapılan seçimli genel kurul, yedi gün süren genel kurul, para yerine sadece yürek ve emek ile hazırlanan Çayyolu belgeselleri, özgün beste ve güfteye sahip bir ÇSM şarkısı, yıllardır her Perşembe akşamı yapılan dinle anla düşün söyle sohbetleri, Edirne’den Ardahan’a, Adana’dan Zonguldak’a onlarca Kent Konseyinin konuk edildiği birbirimizden öğrenme seansları, beş yılda iki akademik düzeyde ikişer günlük çalıştaylar, 2019 yerel seçimler öncesi katılımlı süreçler ile hazırlanan “seçmen beyannamesi”, …


Çayyolu semt sahiplerinin “komşuluk anlayışı” coğrafya bağımsız “paylaşmak anlayışı” olduğu için birçok komşumuz oldu. En sıcak ilişkiler oluşturduğumuz Üniversiteler, Çiğdem, Bahçelievler ve Kırkkonaklar mahallelerindeki komşularımız ile 24 & 25 Mayıs 2019 da gerçekleştirilen Çankaya Kent Konseyi Genel Kuruluna giden süreci hep birlikte inşa ettik. Yine ülkemizde ilk kez bir Kent Konseyi Genel Kurulu iki gün yapıldı, seçim sürecindeki geleneksel “takım tutmaların ve hatır ilişkilerinin de” yanlış olduğunu “ortak hayallerin ve liyakatın” değerini de bir sonrakinde anlatma şansımız olacaktır, inanıyorum.


Üç aydır her Pazartesi akşamı farklı mekanlarda toplantılar yaparak, yeni komşular ile tanışıp Çayyolu’ndan öğrendiklerimi Ayrancılı komşularımla keyif ile paylaştım. Çayyolu’nda da söylediğimiz gibi Ayrancı’da da “bir gün herkes komşu olacak” hiç kuşkum yok.


16 Kasım Cumartesi sabah 08:30 da ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik tesislerinde idim, neden mi? Yaklaşık 15 ay önce, 2018 yaz ortasında ODTÜ MD Örgütlenme ve Dayanışma Komitesi toplantısında komitemizin isminin ANLAMAK KOMİTESİ olmasına karar verdik de ondan, nasıl mı? Haftalar süren toplantılarda konuştuğumuz konu; aramızdaki “iletişim, ilişki ve işbirliklerinin tekrar geliştirilmesi” için neler yapabileceğimiz oldu. Komitemizin isminde ifade edilen “Örgütlenmek ve Dayanışmak öncesinde neler yapılabilir?” diye düşünmeye başladık.

Yazdıklarımız; fark etmek, tanışmak, dinlemek, anlamak, tanımak oldu. Ve o gün karar verdik; birbirimizi anlamak üzere bir şeyler yapmalıydık.
Haftalarca olası adımlar, çalışmalar, etkinlikler ve etkileri konuşularak karar verildi. Öncelikle ismini “inisiyatifodtu’19 buluşması” olarak belirlediğimiz bir çalıştay yapmaya karar verdik. ‘19 dememizin nedeni ise her sene en az bir kez buluşmamızın gerekliliği kararımız idi. İlk buluşmanın hedefi; “ODTÜ bileşenleri arasındaki iletişim, ilişki ve işbirliğinin geliştirilebilmesi için nasıl bir iklim, ortam ve hangi araçlara ihtiyacımız olduğunun olabildiğince detaylı ve özgürce tartışılması” olarak belirlendi.


16 Kasım öğleye kadar; 09:30 – 12:30 arasında öğrenciler, akademisyenler ve mezunlar ayrı ayrı gruplar halinde birbirlerinden beklentilerini ve önceliklerini tartıştılar.
13:30 – 15:30 arasında belirlenen öncelikleri birbirlerine sundular, anlamak için sorguladılar.
16:00 – 18:30 arasında da söz konusu öncelikli beklentilerin gerçekleştirilmesi için gereken iklim, ortam, araçlar tartışıldı ve ilgili çalışmaları başlatmak, takip etmek üzere üç çalışma grubu kuruldu.
20:00 – 23:00 saatleri arasında gitar ve bağlama eşliğinde hep birlikte günün yorgunluğunu atmaya çalıştık. Öğrenciler ile hala bazı ortak şarkılar söyleyebiliyor olmanın keyfini yaşadık.


17 Kasım Pazar saat 10:30 da bu kez ODTÜ’de buluştuk ve 14:00 e kadar ODTÜ ormanımızın bir bölümünü Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Derneği uzmanlarından bilgiler alarak gezdik.
14:00 – 14:30 arasında yapılan Kavaklık ziyaretimiz ile inisiyatifodtü’19 buluşmasını tamamladık.


18 Kasım Pazartesi saat 17:00 de Mülkiyelilerde AnkaraAks grubu çekirdek ekip üyelerinden dördü ile bir araya geldik. AnkaraAks grubunu duymadı iseniz bence sosyal medyada bir göz atmanız yararlı olacaktır. Ankara’daki üniversitelerin “kültür ve sanat ile ilgili öğrenci toplulukları gönüllülerinin” oluşturdukları bu topluluğun amacı cumhuriyet kenti Ankara’mızın sahip olduğu kültür ve sanat birikimi ile ilgili farkındalıklar yaratmak ve gelişim süreçlerini zorlamak imiş, umarım eksik aktarmamışımdır. Sanıyorum hepimiz sohbetten keyif aldık, tekrar bir araya gelmeye karar verdik. İzninizle neler konuştuğumuzu “birlikte yapabileceklerimiz biraz daha somutlaştıktan” sonra yazayım.


19 Kasım Salı saat 19:19 da Mimarlar Odası toplantı salonunda Bursa Nilüfer Belediyesi önceki dört dönem (20 yıl) Başkanlığını (kendi deyimi ile kent yöneticiliğini) yapmış olan Mustafa Bozbey ile DAHA FAZLA BİZ buluşmaları kapsamında “Yeni Siyaset Kültürü ve Kent Konseyleri” ile ilgili çok keyifli ve öğretici bir sohbet gerçekleştirdik. Gündemdeki sorular;

  • Kent Konseylerinin FARKI nedir?
  • ETKİLERİ neler olabilir?
  • Yeni Siyaset Kültürü içinde DEĞERİ nedir?
  • İyi örnek Nilüfer’de NELER yapıldı / yapılıyor?
  • Mahalle Komitelerine YURTTAŞ KATILIMI NASIL sağlanabilir?
    Bu fırsatı değerlendirerek, sizleri 19 Aralık Perşembe akşamı 19:19 ile 21:21 saatleri arasında ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik tesislerinde yapılacak olan, Sinan Kayalıgil hocamızın konuk olacağı, “Yeni Siyaset Kültürü ve Sosyokrasi” konulu DAHA FAZLA BİZ etkinliğine davet etmek isterim.
    İşte böyle bir beş gün geçirdim :
    İzninizle sırası ile bana yaşattıkları duyguları ve öğrendiklerimi / hatırladıklarımı paylaşmak istiyorum
    15 Kasımda “HEYECAN” ile hatırladım ki; “hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz”,
    16 Kasımda “UMUT” ile öğrendim ki; “çare yoksa biz varız”
    17 Kasımda “GURUR” ile hatırladım ki; “yeşerecek köklerimiz var”
    18 Kasımda “COŞKU” ile öğrendim ki; “gençler ister ise olur”
    19 Kasımda “ÖZLEM” ile hatırladım ki; “bir gün herkes komşu olacak”
    19 Aralık ile “MUTLULUK” ile öğrendim ki; “birbirimizden öğrenirken birbirimizi tanımak çok değerli”
    “Mutlu” “Gururlu” “Umutlu” olmakta haklıyım değil mi?
    Selam ve sevgilerimle,

Sizin düşünceniz nedir ?

Scroll to Top