ELEŞTİREL DÜŞÜNMEK için DOĞRU ZAMAN

Bilenler bilir bilmeyenler arka kapak sayfasında görmüştür, ben 1960 yılında doğmuşum

Kendimi bildim bileli evimizde bir radyo oldu. Fındıklı’da Phılıps, Trabzon’da biraz daha büyükçe Aga marka. Fındıklı’da da ilk telefon bağlanan evlerden biri babaannemin (namı diğer HALA’nın) evi idi, numarası da 32. Siyah manyetolu telefonun kolu çevrilir ve en kibar ses tonu ile sadece santral görevlisinin yardımı istenirdi. Ankara dışında henüz yayın yok iken rahmetli babam Saba marka siyah-beyaz bir televizyonu yurtdışından Trabzon’daki evimize getirdiğinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği televizyon yayınlarını apartman komşularımız ile birlikte seyretmeye başlamıştık. Rahmetli Rabia (namı diğer pamuk) halamın ekranda haber okuyan sunucudan yüzünü saklamaya çalıştığını çok net hatırlıyorum.

Günümüz Türkiye’sinde ise “yaşamı kolaylaştırdığı düşünülen” bir çok teknolojik araca sahibiz ve tahmin edemediğimiz hatta aklımızın alamadığı yenilikler de yolda.

Bugün gazete köşesinde ilgili bir yazıyı okuyunca, teknolojik araç derken “bilgisayar, telefon, televizyon vb mı aklımıza geliyor yoksa sistemler, düşünme – algılama yöntemleri mi?” sorusunu sizlerle de paylaşmak istedim.

Hepimiz duymuş, bazlarımız da merak edip okumuşuzdur eminim. Sözünü ettiğim köşe yazısında da; Dünya Ekonomik Forumu’nun son yıllarda yaptığı yayınlar refere edilerek 2020 yılından itibaren ihtiyacımız olan 10 yetenek yazılmış;

  • Karmaşık problem çözmek,
  • Eleştirel düşünmek,
  • Yaratıcılık,
  • İnsan yönetmek,
  • Takım çalışması,
  • Duygusal zeka,
  • Karar alabilmek,
  • Müşteriye yönelik olmak,
  • Pazarlık edebilmek,
  • Bilişsel esneklik.

Yukarıda yazılı yeteneklerin anlamlarını kendi kelimelerimiz ile kaçımız tarif edebiliriz? Bilemiyorum.

Bu zorluğun ardında, bizzat düşünceyi değerlendirmek, neden “bir türlü” düşünüldüğünü anlamak uğraşı, yani eleştirel düşününmenin de güçlükleri var.

Ve kesinlikle biliyorum ki; artık bu kavramları anlamamız ve tarif etmemiz de yetmiyor, kendimizi, çocuklarımızı yarın sabahtan itibaren ilgili gelişim süreçlerinin içine sokabilmemiz gerekiyor.

Birkaç yıldır her fırsatta, her yerde, herkesi (çocuklarımızın kod eğitimi ile, liseli öğrencilerimizin geleceğin meslekleri ile, ergenlerimizin de yarına dair kavramlar ile tanışmalarını, tanıştırılmalarını) teşvik etmeye çalışıyorum.

Çabalarımın amacı; yarınlarımızın olası ihtiyaçlarının daha kolay hissedilip anlaşılarak, ilgili süreçlerin daha kolay yönetilebilmelerinin sağlanmasına küçük de olsa bir katkıda bulunabilmek.

Keşke, gözlerimizi kapatıp açsak ve sözü edilen on yetenek tüm genç yurttaşlarımızın sıradan yetenekleri haline gelmiş olsa ve sorumluluk sahipliği de tersine dönse; genç kardeşlerimiz bizlere tersine mentörlük yapıyor olsalar.

Muhtemelen gençler, işe (çok yönlülük, bütünsellik, doğrusal olmayan ikişkiler, belirsizlikler vb konularda gelişmemizi tetikleyecek ve sözü edilen diğer dokuz yeteneğe de temel teşkil edecek olan) Eleştirel Düşünmenin ne demek olduğunu bizlere anlatmaya çalışarak başlarlardı.

Sizce, BB veya X kuşak üyeleri olarak, bizler “en masum iletişim süreçlerinde dahi eleştiri yapmak için düşünmek ve hatta kendimizi zorlamaktan” eleştirel düşünmeye geçiş sürecimizi kolaylaştırmak adına neler yapabiliriz acaba?

Yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra aklınıza gelen(ler)i bir tek kelime de olsa aşağıya veya 119 numaralı sayfaya yazmak ister misiniz?

Sizin düşünceniz nedir ?

Scroll to Top