Çok zorlu bir sürecin çok önemli bir adımını daha geride bıraktık. 24 Haziran ve 8 Temmuzda yapılan seçimler ile bir Cumhurbaşkanı ve 600 milletvekili seçtik.
Zorlu süreçte, Cumhurbaşkanı ve Milletvekillerimiz ülkemiz genel yaşam kalitesi ile ilgili üstlerine düşenleri yaparken, bizlerin de yereldeki sorumluluklarımızı “bu kez” kimseye havale etmeden yerine getirmemiz gerekiyor.
Daha önceki yazılarımı okuyanlar hatırlarlar; herkesi öncelikle ETKİ alanında yapması gerekenlere ve yapabileceklerine odaklanmaya davet ederim. Yani YEREL önemli!
2019 yılının Mart ayının 31 inci gününde, tüm yerel yöneticilerimizi ve adayları değerlendireceğiz, memnun olduklarımızı koruyup, performanslarından yeterince memnun olmadıklarımızı değiştireceğiz.
Muhtarlar, Azalar, Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Başkanlarının tamamı için sandığa gideceğiz.
Diyorum ki; işte UMUT.
Diyorum ki; bir araya gelelim. Önümüzdeki yaklaşık sekiz ayı hep birlikte en iyi şekilde değerlendirelim. Yerel ihtiyaçlarımızı ve önceliklerimizi konuşalım.
Diyorum ki; belirlenen ihtiyaçların çözümleri ile ilgili süreçleri yönetecek olan Muhtarların, Azaların, Belediye Meclis Üyelerinin, Belediye Başkanlarının sahip olmaları gereken birikim ve yetkinlikleri tartışalım.
Diyorum ki; HAYDİ, bizler de ADAY olalım, kendi adaylarımızı TEŞVİK edelim, destekleyelim, …
Diyorum ki; aramızdan aday olmak isteyenler el kaldırsınlar, neden aday olmak istediklerini ve ilgili olduğunu düşündükleri birikimlerini bizlere anlatsınlar, değerlendirelim, ikna olalım / edelim, ilgili süreçleri hep birlikte yürütelim.
Diyorum ki; ezberleri(mizi) bozalım, maddi, manevi sürecin içinde olarak, akılla yürekle emek harcayarak, Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli döneminde hep birlikte adaylarımızı belirleyelim, adaylarımızı destekleyelim, seçilmelerini sağlayalım, görevleri sırasında da temsili değil katılımcı demokrasi uygulama örnekleri ver(ebil)meleri için elimizden geleni yapalım.
Cesaret ve umut bulaşıcı imiş ya, belki ülkemiz geneline de bulaşır, ne dersiniz?
Özetle; önümüzdeki süreci –etki alanlarımızda- birlikte tasarlayabileceğimizi ve paylaşabileceğimizi düşünen arkadaşlara sesleniyorum. Gelin Türkiye’ye rol model olacak bu projede yol arkadaşlığı yapalım.
Ben mi?
Evet, ben de adayım.
Sistemleri değiştirebilmek için emek harcayabileceğim bir değil birkaç sorumluluk hayalim var.
31 Mart 2019 da yapılacak seçimde Çankaya Remzi Oğuz Arık mahallesinde Muhtar İhtiyar Heyeti Azalığına adayım.
CHP nin bir sonraki Kurultayında Parti Meclisi üyeliğine adayım.
Eğer tahmin ettiğim gibi oluşturulursa; Türkiye Cumhuriyeti Senatörlüğüne adayım.
Maddi ve manevi tatminleri geride bırakmış samimi yurtseverliğimle, örgütlü yapılardaki tecrübelerimle, mühendislik birikimlerimle, yönetim becerilerimle, hem hiyerarşik hem de gönüllülük ilişkilerindeki yetkinliklerimle, yaratıcılığım ve sonuç odaklı çözüm üretme kapasitemle, özgüvenim, aidiyet duygum, enerjim, takipçiliğim ve adanmışlığımla bu çok özel dönemde ben de sorumluluk almaya adayım.
“Neden”i “Neler”i “Nasıl”ı “Ne Zaman”ı “Kimlerle”yi konuşmak isterseniz mehmetcpeker@yandex.com adresine eposta veya messengerdan mesaj gönderin, ilk toplantıyı düzenlemek benim sorumluluğum olsun, sonrasını birlikte planlarız.
Yazar sayısında kısıtlama olmayan “katılımcı demokrasi örneği – 2019” isimli bir kitap yazmaya siz de var mısınız?
Yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra aklınıza gelen(ler)i bir tek kelime de olsa aşağıya veya .. numaralı sayfaya yazmak ister misiniz?
